tag:blogger.com,1999:blog-196596842008-05-12T10:45:01.314+03:00ACCOMP[M]ANIAN. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comBlogger58125tag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-87632455860446110232008-05-10T10:28:00.003+03:002008-05-12T10:45:01.377+03:00Imam Baildi (2007)[Konuk Yazar: <span style="font-weight: bold;">Emre</span>]<br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_vuCEFalie4c/SCVPIL5AaMI/AAAAAAAAASs/ltFkg4-CaKI/s1600-h/imam_bailti.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 263px; height: 220px;" src="http://bp3.blogger.com/_vuCEFalie4c/SCVPIL5AaMI/AAAAAAAAASs/ltFkg4-CaKI/s320/imam_bailti.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5198648346918545602" border="0" /></a>Kulağıma bir deniz kabuğu yaklaştırdım, derinlerden, suyun öte tarafından gelen melodilere parmaklarımla deniz kabuğuna vurarak ritm tuttum.<br /><br />Baklava bize mi ait yoksa suyun öteki tarafına mı? Peki rakı, döner?...<br /><br />Aidiyetlerin köleleri miyiz yoksa efendileri mi?<br /><br />Bana sorarsanız, İmam Baildi tam kıvamında olmuş. Elektronik müziğin rembetiko ve diğer yunan müzikleriyle hoş bir karışımı.<br /><br />Özellikle, O Pasatempos, Den Thelo Pia na Xanarthis, Poso Lypame öne çıkan parçalar.<br /><br />Bu albümde olmasa da O Pasatempos feat. Dr. Dre & Snoop Dogg ve Poso Lypame feat. Beastie Boys kombinasyonları da ulaşmak mümkün.N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-77517433671327623192008-04-15T15:01:00.004+03:002008-04-15T15:12:40.369+03:00This is your brain on music<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/SASZmR4yLbI/AAAAAAAAARk/5YKinsDSSBI/s1600-h/411Rw1JG9gL.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 129px; height: 194px;" src="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/SASZmR4yLbI/AAAAAAAAARk/5YKinsDSSBI/s320/411Rw1JG9gL.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5189441553553305010" border="0" /></a>Müzikle biraz olsun ilgileniyorsanız, bu kitabı okumalısınız:<br /><br />Levitin, Daniel J., <a href="http://www.yourbrainonmusic.com/">This is Your Brain on Music: The Science of a Human Obsession</a>, Dutton Adult, 2006N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-9182115219728530772008-04-02T18:47:00.003+03:002008-04-02T18:55:09.837+03:00Voivod !<div style="text-align: center;"><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.voivod.net/discography/index.php"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp3.blogger.com/_vuCEFalie4c/R_Oq0UIx-lI/AAAAAAAAARc/fi1qOznKPXY/s400/voivod.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184675411769031250" border="0" /></a>Uzun zamandır dinlemiyordum, dinledim, iyi geldi.<br />Progresif trash bandosu <span style="font-weight: bold;">Voivod</span>, her derde devadır!<br />Bilmiyorsanız <span style="font-style: italic;">NothingFace</span> veya <span style="font-style: italic;">The Outer Limits</span> adlı albümlerine bir göz atabilirsiniz.<br />Siber uzaydaki adresleri: <a href="http://www.voivod.net/">http://www.voivod.net/</a><br /></div>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-21453367101482938822008-03-04T13:32:00.021+02:002008-03-24T10:51:42.854+02:00Neler dinliyorum... Yeni Albümler ve Bazı Yorumlar<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp3.blogger.com/_vuCEFalie4c/R801_FZM_zI/AAAAAAAAAPM/rXY1Tx1YT98/s1600-h/marsvolta.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 143px; height: 143px;" src="http://bp3.blogger.com/_vuCEFalie4c/R801_FZM_zI/AAAAAAAAAPM/rXY1Tx1YT98/s320/marsvolta.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173850904814485298" border="0" /></a><b style=""><br />The Mars Volta - The Bedlam in Goliath (2008) [*****]</b><b style=""><o:p></o:p></b><b style=""><o:p></o:p></b> <p class="MsoNormal">Sanırım bugüne kadar yeni albümleriyle beni hayal kırıklığına hiç uğratmamış üç grup var: Red Hot Chilli Peppers, System of a Down ve The Mars Volta. Ben Harper, Mr Bungle, Metallica, Megadeth, Rage Against the Machine, Molotov falan gibi sevdiğim diğer müzisyenler/gruplar bazı albümleriyle beni üzmüşlerdir. Ancak, bu üç grup henüz hiç fire vermedi. The Mars Volta’nın son albümü The Bedlam in Goliath bu durumu değiştirmedi, hatta pekiştirdi. Abarttığımı düşünebilirsiniz, ancak abartmıyorum. Bu mükemmel bir albüm olmuş. Siz beğenmeyebilirsiniz, başka biri hiç dinlemeyebilir, fakat bu albümün mükemmel olduğu gerçeğini değiştirmez. Deneysel rock diye adlandırabileceğim bir mecrada at koşturan The Mars Volta, bu konuda ne gerekiyorsa yapmış. Saksafon soloları, film tema müziklerine göndermeler (bana böyle gelmiş olabilir!), abes ses efektleri, değişken ritmler, acayip vokal denemeleri, ilerlemeci öğeler, dögüsel takıntılar, ses örneklemeleri, ‘hard n heavy slow’ hitlerden deli saçması riflere geçişler, gerektiğinde pitch’le oynamalar ve sizce tam gerekmediğinde gürültülü çarpışmalar. Aradığınız ve aramadığınız her şey bu albümde büyük bir ahenk ile birleştirilmiş – tabii bu biraz da ahenkten ne anladığınıza bağlı. Evet herkesler için bir albüm değil bu. Ama sıkıldım bu dünyadan ve hep aynı şeyleri duymaktan diyorsanız, yeni bir şeyler arıyorsanız hemen edinin bu albümü. Zaten The Mars Volta dinleyen bir kişilikseniz eğer durduğunuz kabahat. Bu yazıyı okuyacağınız zamanı albümü dinlemeye ayırabilirdiniz.</p><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/R80-JVZM_0I/AAAAAAAAAPU/y-XEpycyluQ/s1600-h/serj.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 122px; height: 122px;" src="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/R80-JVZM_0I/AAAAAAAAAPU/y-XEpycyluQ/s320/serj.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173859877001166658" border="0" /></a> <p class="MsoNormal"><b style="">Serj Tankian – Elect the Dead (2007) [*****]<o:p></o:p></b></p> <p class="MsoNormal">System of a Down’ın (SOAD) ele başı ve vokalisti proje çalışmalarıyla bizi ihya etmeye devam ediyor. Daha önce Arto Tunçboyacıyan (Onno’nun kardeşi, perküsyoncu) ile yaptığı albümle proje işinde başarılı olduğunu zaten kanıtlamıştı. Elect the Dead adlı son (solo) projesiyle artık bu işin üstadı olduğunu gösterdi ve proje çalışmaları takip edilecek, arşivlenecek müzisyenler listesine girdi (listemizin baş köşesinde Mike Patton gibi müzik dehalarının olduğunu hatırlatalım). Elect the Dead, dinamik bir albüm, içinde her tadı bulmak mümkün. Serj Tankian bazen sinirleniyor, bazen üzülüyor bazen karışık duygulara gark oluyor ve bu duyguların hepsini başarılı bir biçimde yansıtıyor. Sizin de anladığınız gibi albüm rock müzik dinleme eğilimi olup da sadece hard rock ve heavy metal türevleriyle yetinmeyen, arayış içindeki müzik severlere hitap ediyorlar – ki bunların ilerleyen yıllarda avant gadre caz, alternatif pop ve bazen de hardcore Amerikan folk müziği dinlediği defalarca gözlenmiştir. Örnek olarak, Tom Morello’nun (çok sevdiğimiz Rage Against the Machine ve Audioslave’in gitaristi) The Nightwatchman adıyla yaptığı One Man Revolution (2007) adlı albümü verebiliriz. Morello, Amerikan folk müziğine gark olmuş bu albümde… (Bazı arkadaşlarım da anlamsız biçimde bu yola saptı…) Biraz konudan uzaklaştık, Serj Tankian’ın albümüne dönersek: Özetle, SOAD severler, arayış içindeki rockçılar ve genel anlamıyla güzel müzikten hoşlananlar (örneğin, biraz açık görüşlü bir Bach-sever) bu albümden hoşlanacaktır. Eğer Ebru Gündeş fan kulüp üyesi değilseniz, siz de şansınızı deneyebilirsiniz.</p><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R80-01ZM_1I/AAAAAAAAAPc/1HxRYcnURHo/s1600-h/therion.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 141px; height: 141px;" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R80-01ZM_1I/AAAAAAAAAPc/1HxRYcnURHo/s320/therion.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173860624325476178" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">Therion - Gothic Kabbalah [2CD] (2007) [****]</span><br /><br />İşte ilginç bir albüm daha. Teatral, senfonik, ritmik, ilerlemeci ve sürprizkâr. Therion’da melodik kadın vokaller de var, brutal veyahut senfonik erkek vokaller de. Bu albümü standart Therion dinleyicisi nasıl karşıladı bilmiyorum ama bence çok iyi bir albüm olmuş. Şöyle diyebiliriz, Within Temptation da bizi rahatsız eden naif melodiler bu albümde her zaman yerinde, zamanında ve gerektiği ölçüde kullanılmış. Albümde Jethro Tull’dan (sanırım böyle yazılıyordu…) Hammerfall’a kadar her türlü tadı bulmak mümkün. Hepsinden uygun ölçüde, uygun kıvamda… Tabii bu doğu illerinde yaşayan bizler için renksiz bir birleşim olabilir... (Hakikaten arka planda çalan depresif metal müziğe beyazlar içindeki bir kızcağızın sesiyle eşlik ettiğini görünce bu tür gruplara acıyor olabilirsiniz… ‘Yaratıcılığınız bu kadar mı, bu mudur, rock müziğe getirdiğiniz yenilik?’ diyor olabilirsiniz…) Hani bu albüm doğudan gelseydi, daha renkli olurdu, egzotik baharatların ahenginden falan bahsedebilirdik sanırım ama bu arkadaşlar dünyanın en renksiz yerlerinde yaşadıkları için bu ‘sentez’ çabasını takdir etmek lazım. Neyse, uzattım. Bana sorarsanız Therion - Gothic Kabbalah iyi bir albüm. Hararetle olmasa da tavsiye ederim. (Akdeniz insanı için: sadece ve sadece kar yağışlı günlerde dinlenmesi kozmik denge açısından hayırlı olacaktır.)<br /><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R80_x1ZM_2I/AAAAAAAAAPk/I6VcXwJhgho/s1600-h/Still+Remains+-+The+Serpent.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 140px; height: 140px;" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R80_x1ZM_2I/AAAAAAAAAPk/I6VcXwJhgho/s320/Still+Remains+-+The+Serpent.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173861672297496418" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">Stil Remains – The Serepent (2007) [***]</span><br /><br />The Serpent için modern ortalama metal albümü desem büyük haksızlık etmiş olurum. Aslında tek tek incelendiğinde Still Remains’in müziğindeki her öğe ortalama: vokalist ortalama, gitar rifleri ortalama, şarkı yapıları ve sözleri ortalama (örneğin diyor ki, “en kötü kabusunum”)… Ama bu albümde garip bir şey var, hadi sinerji diyelim isterseniz: sinerji gibi bir şey var. Müzikte ortalama öğeler ortaya ortalamanın üstünde bir albüm çıkarmış. (Buna felsefede ve bazı bilim alanlarında emergence deniyor. Örneğin, benim sahip olduğum beyin hücreleri (nöronlar, sinapslar ve diğer şeyler) ile Einstein’ınkiler arasında pek bir fark yok, ama onun hücreleri birleşip ortaya genel görelilik teorisini çıkarmış, benimkilerde bir numara yok …). İşte Stil Remanins üyelerinin ortalamalalıklarının mucizevi birleşimi sonucu ortalamanın üstünde (ama çok da üstünde değil) bir albüm tezahür etmiş (emergence?). Benim bu tür albümlere çoluk çocuk albümleri demişliğim vardır. Ancak The Serpent dinledikçe güzelleşiyor, daha dinlenebilir hale geliyor. Ancak, hafta da bir defadan fazla dinlenecek bir albüm değil. Bir sürü güzel albüm var, bence Still Remains, şimdilik haftada bir için dua etsin, çünkü bu albüm en fazla bir yıl içinde unutulan albümler arasındaki yerini alacak. On, onbeş yıl sonra Stil Remains diye bir grup olduğunu hatırlayanların sayısı, grup elemanları + bunların aileleri, arkadaşları + bu grup hakkında bir şekilde değerlendirme yazısı yazanların toplam sayısını geçmeyecek… En azından bu albüm öyle gösteriyor… Bir şekilde bu albümü dinlerseniz grubun davulcusunun çabalarını takdir edin. Brutal vokaller var, korkmayın.<br /><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81AW1ZM_3I/AAAAAAAAAPs/xXZk3ibO7E4/s1600-h/beastieboys.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 141px; height: 105px;" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81AW1ZM_3I/AAAAAAAAAPs/xXZk3ibO7E4/s320/beastieboys.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173862307952656242" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">Beastie Boys – The Mix Up (2007) [****]<br /><br /></span>Bu Beastie Boys’un hayatımıza nasıl girdiği pek belli değil. Bu akıllı hiphopçu adamlar ne zaman ve ne şekilde hayatımıza girdi, düşünüyorum bulamıyorum. Hayal meyal hatırladığım şeyler var. Örneğin, Sabotage adlı şarkıyı bilirsiniz. Her rock-sever bilir. (“Caann’t stand it” dediğinizi duyar gibiyim.) İşte bu Sabotage’ı dinleyince beğenmiştik bu adamları gibi, ama sanki daha önce de biliyorduk… Run DMC de böyledir. Public Enemy No.1 bir şekilde arşivlerimize girmiştir. Biz o sıralarda Halloween’in 7 anahtar takıntılı albümlerini falan dinliyor olduğumuz için bu iki rapçi hiphopçu grubun arşivimize girmesi acayip bir olgudur. Bir de Intergalactic gibi bir şarkıları vardı sanırım. Kocaman bir robotlu videosu vardı. Komikti, eğlenceliydi ama biz neden dinliyorduk? O bir muammadır. Her neyse, aslında Beastie Boys’un arşivlerimize girmiş olması, biz o zamanlar diğmaları pek açık olmayan rockçılar olduğumuz için bir muamma olsa da aslında Beastie Boys her rock severin dinlemesi, ibret alması gereken bir gruptur. Özellikle de enstrümantal (bazen zırvalaşan vokallerin olmadığı) albümlerini dinlemeniz müzikal gelişiminiz açısından önemlidir. Hatta şöyle söyleyebilirim: Beastie Boys dinleyen rock müzisyenleri ceteris paribus daha iyi müzik yapar (burada hepsininin Led Zeppelin falan dinlediğini varsayıyorum). İşte size fırsat. Bugüne kadar Beastie Boys’u ıskaladıysanız, The Mix Up ile yakalayabilirsiniz. Sakin, düzenlemeler güzel. Kitap okurken bile dinleyebilirsiniz. Ciddi söylüyorum…<br /><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81BMVZM_4I/AAAAAAAAAP0/9A_rJpY3_1g/s1600-h/biffyclyro.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 156px; height: 156px;" src="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81BMVZM_4I/AAAAAAAAAP0/9A_rJpY3_1g/s320/biffyclyro.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173863227075657602" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">Biffy Clyro – Puzzle (2007) [*****]</span><br /><br />Biffy Clyro, benim için geçen senenin değerli buluşlarından biri. Alternatif rock yaptığı söyleniyor. Doğru diyelim. Aslında eskiden alternatif rock denince sert ama değişik müzik yapan müzisyenler aklımıza getirirdik. Son zamanlarda sert ve değişik müzik yapan herkes kendi yaptığı müziğe bir isim buldu. İsim bulamayanlar alternatif rock olarak kaldı. İşte Biffy Clyro yaptığı müziğe isim uyduramamış olanlardan sanırım. Her neyse, Puzzle son zamanlarda dinleyip de gerçekten beğendiğim albümlerden biri. Baştan sona tutarlı ve akıcı. Aslında şöyle bir Queens of the Stone Age (QOTSA) havası olduğunu söyleyebilirim bu albümde – ancak o kadar sert değil. Bunu siz de benim gibi beğenir misiniz bilmiyorum. İsterseniz satın almadan önce bir şans verin birkaç şarkısını dinleyin, sonra karar verin. Bence güzel bir albüm, sevebilirsiniz.<br /><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81Br1ZM_5I/AAAAAAAAAP8/K-OKDJxCJhE/s1600-h/nightwish.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81Br1ZM_5I/AAAAAAAAAP8/K-OKDJxCJhE/s320/nightwish.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173863768241536914" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">Nightwish – Dark Passion Play (2007) [**]</span><br /><br />İşte size eğlencelik bir albüm. ABBA’yı hatırlayın, metal gitar rifleri ekleyin, alın size Nightwish. Melodik kadın vokal, sert metal rifleri, düz ritmler, yeri geldiğinde back-vokaller ve bitmeyen bir müzik aşkı… Bunlar sözüm ona metalci ama belli ki tam zamanlı olarak ABBA dinleyerek büyümüşler. Peki albüm güzel mi? Genel geçer bir şey söylemek zor. Ben sıkılıyorum bu naif melodilerden. Siz belki seversiniz. Ama sevmeseniz de, dediğim gibi, eğlencelik bir albüm. Alın bir köşeye koyun. Bir gün ABBA sevenler sizi ziyaret ederse, geceleyin ABBA arzu ederse, en azından onlara Nightwish verebilirsiniz… (Bu arada eğer bilmiyorsanız söyleyelim, ABBA şarkılarının metal bandolarca yorumlandığı bir albüm var. Onu kesinlikle tavsiye ediyorum. money ve thank you for the music özellikle güzel yorumlanmış o albümde…)<br /><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81CMlZM_6I/AAAAAAAAAQE/7TfLZd3cDqM/s1600-h/queensryche.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81CMlZM_6I/AAAAAAAAAQE/7TfLZd3cDqM/s320/queensryche.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173864330882252706" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">Queensrÿche – Take Cover (2007) [***]</span><br /><br />Fazla yoruma gerek yok.<br />Grup Queensrÿche.<br />Albümün adından da anlaşılabileceği gibi Cover yapmışar (başkalarının şarkılarını yorumlamışlar).<br />Neon Knights ve Innuendo yorumlanan şarkılar arasında.<br />Hemen edinin.<br />.<br />.<br /><br /><br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81Co1ZM_7I/AAAAAAAAAQM/FwWPzgBtm0c/s1600-h/answer.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81Co1ZM_7I/AAAAAAAAAQM/FwWPzgBtm0c/s320/answer.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173864816213557170" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">The Answer – Rise (2006) [***]</span><br /><br />Bunu kardeşim tavsiye etmişti. Bomba gibi blues-rock albümü. Seviyorsanız alın. Sapasağlam bir grup. Not edelim: albümde yeni bir şey yok, söz konusu olan eski bildik güzel blues-rock. Sevenlere duyrulur.<br />.<br />.<br />.<br />.<br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81DQlZM_8I/AAAAAAAAAQU/bmv4YGfcLcE/s1600-h/Cult.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 115px; height: 115px;" src="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81DQlZM_8I/AAAAAAAAAQU/bmv4YGfcLcE/s320/Cult.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173865499113357250" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">The Cult – Born into This (2007) [****]</span><br /><br />Gayet güzel.<br />Gayet hoş.<br />Fazla yoruma gerek yok.<br />Hemen listenize ekleyin.<br />.<br />.<br />.<br />.<br /><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81DylZM_9I/AAAAAAAAAQc/AT9vdjf3III/s1600-h/within_temptation.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 118px; height: 118px;" src="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/R81DylZM_9I/AAAAAAAAAQc/AT9vdjf3III/s320/within_temptation.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173866083228909522" border="0" /></a><br /><span style="font-weight: bold;">Within Temptation - The Heart Of Everything (2007) [*]</span><br /><br />Doğrusunu söylemek gerekirse ben bu grubu bir türlü sevemedim. Türünün en iyi örneklerinden biri herhalde. Seveni çok. Bu albüm belki fikrimi değiştirir diye düşünüyordum – ilk dinlediğimde fena değil gibi gelmişti – ancak dinledikçe gördüm ki ben bu gruba alışamayacağım. Kötü albüm demiyorum. Aslında oldukça iyi bir albüm ama ben tiz vokaller ve klavyelere pek çok naif melodi eklenince kopuyorum müzikten. Allah sevenine bağışlasın.N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-65253636454641804312007-11-18T23:37:00.000+02:002007-11-23T12:37:14.158+02:00Billie Holiday - Remixed and Reimagined<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/R0CwztBItOI/AAAAAAAAALI/f9MvleAmq_0/s1600-h/billieholiday.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134297977506542818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0pt 10px 10px 0pt; CURSOR: pointer" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/R0CwztBItOI/AAAAAAAAALI/f9MvleAmq_0/s200/billieholiday.jpg" border="0" /></a>Billie Holiday remiks albümü çıkmış! Billie Holiday -Remixed and Reimagined. Yani diyor ki, Billie Holiday şarkıları yeniden hayal edilimiş ve yeniden düzenlenmiş.<br /><br />Ben çok seviyorum bu yeniden düzenlemeleri. Mehşur Verve Records albümlerinden birçok şarkıyı modern bir bakış açısıyla yeniden düzenleyip, büyük şehirlerin bar ve benzer mekanlarında çalınabilecek bir hale getirmişti zamanında. Pek güzel olmuştu. Sonra James Brown şarkılarını yeniden düzenlediler. Shirley Bassey şarkılarını da yeniden düzenlemişlerdi, o da basbayağı iyi olmuştu. Nina Simone şarkıları, Medeski, Martin ve Wood şarkıları, Gun's n Roses, Voivod, Metallica ve diğer pek çok sanatçı ve grubun şarkıları yeniden düzenlendi bugüne kadar. Hepsini merakla bekledim, özenle dinledim. Ancak, söylemek gerekir ki bu yeniden düzenleme işi çok riskli iş. Çok zor bir iş, bir defa. Zaten iyi bildiğimiz bir şarkıyı bize başka bir şeymiş gibi yeniden yutturmaya çalışıyorlar. Hakikaten zor iş... İşte bu yeniden düzenleme işinin zorluğu nedeniyle bu remiks albümleri de çoğunlukla bir iki iyi remiksin yanında kafa ütüleyen remiksler de barındırıyor. Ama olsun. Dediğim gibi ben seviyorum bu işi. İki tane düzgün yeniden düzenleme dinlemek için bir remiks albümü alınır derim. Örneğin, Nina Simone'nun Black is the Color of My True Love's Hair remiksi ne kadar güzeldi. Bu albümde de He ain't Got Rhythm düzenlemesi güzel mesela. Başka güzel düzenlemeler de var. Ama I'm Gonna Lock My Heart gibi sevmediğim düzenlemeler de var...<br /><br />Bence bu albüm denemeye değer. Tabii eğer bu remiks işiyle aranız iyiyse. İyi değilse, boş verin... Taze rock-metal albümlerimiz var, güzel caz albümler çıktı onlardan karışık iki CD yapalım sizlere... (Aslında bu iyi fikir. Yakında buradan karışık CD önerileri yapmaya başlayabilirim... ).N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-29702096693573460622007-11-18T22:47:00.000+02:002007-11-18T23:22:26.878+02:00Michael Buble - Call Me Irresponsible<a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R0ClQNBItNI/AAAAAAAAALA/ta9876q9AMI/s1600-h/Michael+Buble-Call+Me+Irresponsible+%5BFront%5D.jpg"><img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 221px; height: 219px;" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/R0ClQNBItNI/AAAAAAAAALA/ta9876q9AMI/s320/Michael+Buble-Call+Me+Irresponsible+%5BFront%5D.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134285272993281234" border="0" /></a>Biliyorsunuz Oprah ne önerirse A.B.D.'de bir numara oluyor. Birçok kitapçıda Oprah'ın seçtikleri diye bir bölüm bulmak bile mümkün. Mehşur ve yaratıcı doktor Mehmet Öz, bir taraftan Oprah'ın programında insanların tıp bilinçlerini arttırıyor, diğer taraftan da kitaplarını peynir ekmek gibi satıyor. Her neyse, işte bu Michael Buble da Oprah'ın favorilerindenmiş. NEXT SINATRA olarak anılıyormuş. İnsan ister istemez merak ediyor. Yani, yaşadığımız şu kısa zaman dilimi boyunca bir Frank Sinatra daha olacaksa ve biz onu ıskalayacaksak, hiç yaşamayalım daha iyi. (Peki peki abarttım!) İnsan merak ediyor, hakikaten iyi mi bu çocuk diye... Merak ediyor ve sonunda dayanamayıp herifçioğlunun son albümünü ediniyor... Bir de görüyor ki hakikaten güzel bir sesi var... Gerçekten güzel. Ama o kadar! Sadece güzel bir ses.<br /><br />Albümde genel dinleyicinin hoşuna gidecek, duygusunu kabartacak, hissiyat guddelerini çalıştıracak şarkılar var. Bazılarını zaten biliyorsunuz. Bazılarını bilmiyorsunuz ama o kadar başka bir şeylere benziyor ki rahat ediyorsunuz. Eh adamın sesi de güzel. Albüm satıyor. Ortalama bir dinleyici için mükemmel bir albüm bile diyebiliriz. Ama eğer biraz daha ciddi bir dinleyici iseniz, biraz yenilik arıyorsanız, Michael Buble sizi kesmeyecektir. "Bunu dinleyeceğime giderim adam gibi Sinatra dinlerim" ya da "hanım şu CD çalara koy Billie Holiday remixleri CDsini de neş'emizi bulalım" demeniz kimseyi şaşırtmaz. Üstelik, albümdeki şarkı seçimlerini beğenmemeniz de çok olası. Şarkı seçimlerini beğenmediğiniz gibi şarkıların sıralamasını da beğenmeyeceksiniz. Örneğin, Michael Buble bir Eric Clapton şarkısı olan Wonderful Tonight'tı söylüyor, ondan sonra Everything adlı şarkı geliyor.... Bir defa Wonderful Tonight'tan sonra "Lay Down Sally" gelir, bunu da herkes bilir.<br /><br />Uzatmayalım. Albümü beğenme ihtimaliniz var. Ama bence tek tek şarkıları beğenseniz de albümü beğenmeyeceksiniz. Ben beğenmedim. Michael Buble her yerden ödül alabilir. Kafanıza takmayın. Bu dünyada hala Britney Spears dinleyenler de var... Bir yerden para gelebilir, onu bu CD'ye harcamayın. Daha güzel albümler çıktı. Paranızı bir kenara koyup bekleyin, onlarla ilgili bir şeyler de yazacağım.N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-22136485013472390062007-11-15T13:37:00.001+02:002007-11-15T13:37:39.972+02:00If I were a rich man<div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'><p><object height='350' width='425'><param value='http://youtube.com/v/RBHZFYpQ6nc' name='movie'/><embed height='350' width='425' type='application/x-shockwave-flash' src='http://youtube.com/v/RBHZFYpQ6nc'/></object></p><p>Neş'eyle izleyin/dinleyin...</p></div>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-85877728394809551362007-10-27T12:03:00.000+03:002007-10-27T12:35:07.647+03:00Ben Harper & The Innocent Criminals - Lifeline<a href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/RyL_o_TX1KI/AAAAAAAAAIA/sHQV_ZV7Y_E/s1600-h/lifeline.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125940405553583266" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/RyL_o_TX1KI/AAAAAAAAAIA/sHQV_ZV7Y_E/s320/lifeline.jpg" border="0" /></a><br />Adamımız Ben Harper, tur dönüşü girmiş Paris'te bir stüdyoya 16 kanallı analog bir cihazla, bilgisayar, pro-tools falan gibi modern stüdyoların standart ekipmanlarını kullanmadan <em>Lifeline</em> adlı bu taptaze albümü kaydetmiş. Çok da iyi etmiş.<br /><br />Elektronik müzikle, kayıtlarda bilgisayar ve pro-tools gibi aletlerin kullanılmasıyla bir problemim yok elbet. Ancak, arada bir böyle analog kayıtları dinlemek de çok iyi oluyor. Sanki müzisyenlerle aranızda daha az şey var gibi hissediyorsunuz. Hani bu adamlar stüdyoda çalarken dinleseniz işte aşağı yukarı albümdeki sesleri duyacaksınız. Anfilerden, mikrofonlardan çıkıp miksere giren sesler, oradan yola çıkıp evinize doğru gelirken fazla değişmiyorlar... Böyle düşünmek hoşuma gidiyor. Zaten Ben Harper'ı severim, bu da eklenince daha bir yakın hissediyorum kendimi yaptığı müziğe. Her neyse, albüm bildiğimiz Ben Harper albümü. Güzel. Ancak, <em>Diamonds on the Inside</em> ve <em>Both Sides of the Gun</em>'daki türden "hit"ler yok albümde; bir <em>With My Own Two Hands</em> veya <em>Morning Yearning </em>yok. Ancak, albümü baştan sona şarkı atlamadan dinleyebilirsiniz. Dinleyin.N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-5735710320455984562007-10-15T13:21:00.000+03:002007-10-15T14:04:19.203+03:00Ne dinliyorum?İşlerimin yoğunluğu nedeniyle uzun zamandır buraya bir şey yazamıyorum. Bari en azından geçen yılın muhasebesini yapayım. Geçen yıl en çok dinlediğim gruplar aşağıdadır. Tabii istatistikler CD çalarımda dinlediğim grupları içermiyor. Onları eklersek burada 20. sırada olan System of a Down 1. sıraya yükselir. İşte bilgisayar başındayken en çok dinlediğim gruplar:<br /><br />1 <a href="http://www.last.fm/music/Puya">Puya</a> (Sert Ritmik Latin Rock, eğlenceli ve agresif)<br />2. <a href="http://www.last.fm/music/Illinois+Jacquet">Illinois Jacquet</a> (Klasik Caz, harika)<br />3. <a href="http://www.last.fm/music/Medeski+Scofield+Martin+%26+Wood">Medeski Scofield Martin & Wood</a> (Modern Caz-Funk, bu dörlüyü kesin dinlemelisiniz)<br />4. <a href="http://www.last.fm/music/Los+Cubano+Postizos%2FMarc+Ribot">Los Cubano Postizos/Marc Ribot</a> (Modern Caz-Dünya Müziği, favori caz gitaristimden...)<br />5. <a href="http://www.last.fm/music/Marc+Johnson">Marc Johnson</a> (Modern Caz, çalışırken iyi gidiyor)<br />6. <a href="http://www.last.fm/music/Bruce+Dickinson">Bruce Dickinson</a> (Klasik Rock, eski tüfekler)<br />7. <a href="http://www.last.fm/music/Anouar+Brahem">Anouar Brahem</a> (Dünya Müziği, sakin, çalışmak için ideal)<br />8. <a href="http://www.last.fm/music/Chris+Cornell">Chris Cornell</a> (Modern Popüler Rock, gerçekten güzel söylüyor bu adam)<br />9. <a href="http://www.last.fm/music/Paco+de+Lucía">Paco de Lucía</a> (Flamenko - Dünya Müziği, her zaman bir numara)<br />10. <a href="http://www.last.fm/music/Johann+Sebastian+Bach">Johann Sebastian Bach</a> (Klasik, güzel müziğin gerçek tanımı)<br />11. <a href="http://www.last.fm/music/Juan+Carlos+Cacérès">Juan Carlos Cacérès</a> (Modern Arjantin Tango - Dünya Müziği, yaz esintileri)<br />12. <a href="http://www.last.fm/music/Audioslave">Audioslave</a> (Modern Rock, bu adamlar bu işi biliyor)<br />13. <a href="http://www.last.fm/music/Miles+Davis">Miles Davis</a> (Cazların cazı, zihin açar, hastalıklara iyi gelir)<br />14. <a href="http://www.last.fm/music/Elysian+Fields">Elysian Fields</a> (Alternatif, pop-rock öğeler içeriyor, bilmiyorsanız deneyin)<br />15. <a href="http://www.last.fm/music/The+Mars+Volta">The Mars Volta</a> (Deneysel Rock, favorilerimden biri)<br />16. <a href="http://www.last.fm/music/Bebo+%26+Cigala">Bebo & Cigala</a> (Flamenko-Küba, Dünya Müziği, aşırı güzel, yaz esintileri)<br />17. <a href="http://www.last.fm/music/Ben+Harper">Ben Harper</a> (Adamım!)<br />18. <a href="http://www.last.fm/music/Dog+Fashion+Disco">Dog Fashion Disco</a> (Deneysel Rock, Mr. Bungle özentisi ama iyi)<br />19. <a href="http://www.last.fm/music/Trans-Siberian+Orchestra">Trans-Siberian Orchestra</a> (Bu listeye nasıl girmiş anlamadım, Senfonik Rock)<br />20. <a href="http://www.last.fm/music/System+of+a+Down">System of a Down</a> (Modern Rock, günümüzün en iyi gruplarından)<br /><br />Son altı ay için ilk 10 ise şöyleymiş: 1. <a href="http://www.last.fm/music/Chris+Cornell">Chris Cornell</a>, 2. <a href="http://www.last.fm/music/Bruce+Dickinson">Bruce Dickinson</a>, 3. <a href="http://www.last.fm/music/Johann+Sebastian+Bach">Johann Sebastian Bach</a>, 4. <a href="http://www.last.fm/music/Puya">Puya</a>, 5. <a href="http://www.last.fm/music/Miles+Davis">Miles Davis</a>, 6. <a href="http://www.last.fm/music/Audioslave">Audioslave</a>, 7. <a href="http://www.last.fm/music/Bebo%2B%2526%2BCigala">Bebo & Cigala</a>, 8. <a href="http://www.last.fm/music/Medeski%2BScofield%2BMartin%2B%2526%2BWood">Medeski Scofield Martin & Wood</a>, 9. <a href="http://www.last.fm/music/System+of+a+Down">System of a Down</a>, 10. <a href="http://www.last.fm/music/Paco+de+Luc%C3%ADa">Paco de Lucía</a>.<br /><br />Bugüne kadarki ilk 1o şöyle: 1. <a href="http://www.last.fm/music/Miles+Davis">Miles Davis</a>, 2. <a href="http://www.last.fm/music/Illinois+Jacquet">Illinois Jacquet</a>, 3. <a href="http://www.last.fm/music/Anouar+Brahem">Anouar Brahem</a>, 4. <a href="http://www.last.fm/music/Ben+Harper">Ben Harper</a>, 5. <a href="http://www.last.fm/music/Peeping+Tom">Peeping Tom</a>, 6. <a href="http://www.last.fm/music/The+Mars+Volta">The Mars Volta</a>, 7. <a href="http://www.last.fm/music/Audioslave">Audioslave</a>, 8. <a href="http://www.last.fm/music/Puya">Puya</a>, 9. <a href="http://www.last.fm/music/Red+Hot+Chili+Peppers">Red Hot Chili Peppers</a>, 10. <a href="http://www.last.fm/music/Mstislav+Rostropovitch">Mstislav Rostropovitch</a> (Bach).N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-37132625376171572962007-10-01T15:43:00.001+03:002007-10-01T15:43:18.037+03:00Juan Carlos Cáceres -İstanbul 2<div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'><p><object height='350' width='425'><param value='http://youtube.com/v/EjazcAHdSKs' name='movie'/><embed height='350' width='425' type='application/x-shockwave-flash' src='http://youtube.com/v/EjazcAHdSKs'/></object></p></div>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-33986008912814359542007-10-01T15:42:00.001+03:002007-10-01T15:42:07.556+03:00Juan Carlos Cáceres - İstanbul<div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'><p><object height='350' width='425'><param value='http://youtube.com/v/6W3tmqgunuE' name='movie'/><embed height='350' width='425' type='application/x-shockwave-flash' src='http://youtube.com/v/6W3tmqgunuE'/></object></p></div>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-18309008173887685882007-09-20T13:36:00.001+03:002007-09-20T13:36:59.812+03:00Halkın İsyanı / Keny Arkana / La Rage Du Peuple<div xmlns='http://www.w3.org/1999/xhtml'><p><object height='350' width='425'><param value='http://youtube.com/v/mHMbSwIxaUs' name='movie'/><embed height='350' width='425' type='application/x-shockwave-flash' src='http://youtube.com/v/mHMbSwIxaUs'/></object></p></div>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-35943047511165800422007-08-02T13:10:00.000+03:002007-12-02T13:30:18.491+02:00Neler Dinliyorum?Aşağıdaki listeler bilgisayar başındayken dinlediğim müzisyen, grup ve şarkıları göstermektedir. <a href="http://www.last.fm/">Last*Fm</a> tarafından <a href="http://www.winamp.com/">Winamp</a> verileriyle oluşturuldular.<span style="font-weight: bold;"><br /><br />Yakın Zamanda Dinlediklerim<br /><br /></span><a href="http://www.last.fm/user/eanea/?chartstyle=basicrt10"><img src="http://imagegen.last.fm/basicrt10/recenttracks/10/eanea.gif" border="0" /></a><br /><br /><span style="font-weight: bold;">Geçen Hafta En Çok Dinlediğim Gruplar/Müzisyenler<br /><br /></span><a href="http://www.last.fm/user/eanea/?chartstyle=basic10"><img src="http://imagegen.last.fm/basic10/artists/10/eanea.gif" border="0" /></a><br /><br /><span style="font-weight: bold;">Geçen Hafta En Çok Dinlediğim Şarkılar/Eserler<br /><br /></span><a href="http://www.last.fm/user/eanea/?chartstyle=basic10"><img src="http://imagegen.last.fm/basic10/tracks/10/eanea.gif" border="0" /></a><br /><br /><span style="font-weight: bold;">En Çok Dinlediğim Gruplar/Müzisyenler<br /><br /></span><a href="http://www.last.fm/user/eanea/?chartstyle=basic10"><img src="http://imagegen.last.fm/basic10/oartists/10/eanea.gif" border="0" /></a><br /><br /><span style="font-weight: bold;">En Çok Dinlediğim Şarkılar/Eserler<br /><br /></span><a href="http://www.last.fm/user/eanea/?chartstyle=basic10"><img src="http://imagegen.last.fm/basic10/otracks/10/eanea.gif" border="0" /></a>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-79793724448420583852007-07-23T14:39:00.000+03:002007-07-23T14:58:46.871+03:00Megadeth - United Abominations<a href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/RqSUPTr3vvI/AAAAAAAAAEU/aHM6rIVl05c/s1600-h/megadeth.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5090356469538733810" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/RqSUPTr3vvI/AAAAAAAAAEU/aHM6rIVl05c/s200/megadeth.jpg" border="0" /></a><br /><div>Megadeth'in son albümü <em>United Abominations</em> hakkında ne diyorsun diyorlar. Söyliyelim: Bu albüm olmamış. Ben hiç beğenmedim. Hatta Megadeth'in ölüm ilanıdır bu albüm. Evet ben beğenmedim, ancak birçok Megadeth fanı bu albümün Megadeth bitti diyenlere bir cevap olduğunu düşünüyor. Umarım onlar haklıdır ve Megadeth güzel albümler yapmaya devam eder. Ama dediğim gibi ben bu albümü beğenmedim...</div><div>.</div><div></div><div>Bu albümle ilginç bir noktayı not edelim. İsminden de anlaşılabileceği üzere albümde United Nations'a bir gönderme var. Şarkı sözleri de UN'e yapılan bu göndermeyi destekler nitelikte. UN açıkça eleştirilmiş. İşin ilginç tarafı bu değil tabii ki. İlginç olan UN'in buna bir cevap vermiş olması: UN Dispatch web sitedinden UN'in tepkisini okuyabilirsiniz: <a href="http://www.undispatch.com/archives/2007/07/critic_watch_me.html">http://www.undispatch.com/archives/2007/07/critic_watch_me.html</a></div><div></div><div>.</div><div>Son söz olarak Megadeth'in beğendiğim albümlerini sayayım:</div><div>Rust in Peace (mükemmel)</div><div>Peace Sells... But Who's Buying (mükemmel)</div><div>So Far, So Good... So What (çok iyi)</div><div>System Has Failed (çok iyi)</div>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-37153969686219747552007-07-23T14:32:00.001+03:002007-07-23T14:38:24.539+03:00Bon Jovi - Lost Highway<a href="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/RqSR2zr3vuI/AAAAAAAAAEM/Ngpsnf3xTrU/s1600-h/bojovi.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5090353849608683234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/RqSR2zr3vuI/AAAAAAAAAEM/Ngpsnf3xTrU/s200/bojovi.jpg" border="0" /></a><br /><div></div><br /><p>Bon Jovi - Lost Highway diye albüm yapmış, rock ile pop arasında kaybolup gitmiş. Eğer bir iki duygusal şarkı ve Bon Jovi'nin içli sesi için verilecek paranız varsa alın. Ancak şunu da bilin. Maalesef Lost Highway, vasatın altında bir albüm. Verdiğiniz paraya değmez.</p><p><em>Slippery when wet</em> günlerini hatırlıyorum da en azından bir enerji vardı bu adamda. Şimdi o da kalmamış. </p>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-15594206413975161092007-07-23T14:19:00.000+03:002007-07-23T14:30:13.723+03:00Ozzy Osbourne - Black Rain<a href="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/RqSQSzr3vtI/AAAAAAAAAEE/3oyHnc_0a-E/s1600-h/ozzy_blackrain.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5090352131621764818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_vuCEFalie4c/RqSQSzr3vtI/AAAAAAAAAEE/3oyHnc_0a-E/s200/ozzy_blackrain.jpg" border="0" /></a><br /><p>Ozzy'nin <strong>Black Rain </strong>adlı albümü çıktı. Böyle eski tüfeklerin gitara mikrofona sarılıp gümbür gümbür müzik yapması çok hoşuma gidiyor. Vasat bir albüm yapsalar bile neş'yle dinliyorum, en azından bir süre için. Ancak, Ozzy'nin albümü gerçekten fena değil. Hatta oldukça iyi bir rock albümü olduğunu söyleyebiliriz. Gavurlar, "Ozzy Kicks Ass" demişler. Doğrudur! Gitarda da Zakk Wylde var. Aslan Ozzy, aslan Zakk diyorum ve bir an önce albümü edinip dinlemenizi tavsiye ediyorum.</p><p><span style="font-size:85%;">(Ozzy'nin 58 yaşında olduğunu da hatırlatalım...)</span></p>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-34578179588483887102007-07-23T13:57:00.000+03:002007-07-23T14:16:39.167+03:00Derin6 - İLK<a href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/RqSKETr3vsI/AAAAAAAAAD8/TGsRIelb_hQ/s1600-h/derin6.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5090345285443894978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 218px; CURSOR: hand; HEIGHT: 196px" height="191" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/RqSKETr3vsI/AAAAAAAAAD8/TGsRIelb_hQ/s400/derin6.jpg" width="229" border="0" /></a>Ankaralı rock grubu Derin6'nın ilk albümü "İLK" çıktı. Cem, Selçuk, Erçin ve Emrah, ilk abümünüz kutlu ve mutlu olsun. Umarım daha pek çok albüme imza atarsınız...<br /><br />"Albümü aldın mı? Dinledin mi?" diye sorarsanız eğer, hayır henüz alamadım. Ama bu hafta içinde alacağım. Albümü aldıktan sonra yorumlarımı yazarım. Ama iyi bir albüm yaptığınızdan eminim.<br /><br />Sevgili okuyucu, "kim bu Derin6, nasıl müzik yapıyorlar?" diyorsan, hemen şu adresten şarkılarını dinleyebilirsin: <a href="http://www.derin6.com/player/player.html">http://www.derin6.com/player/player.html</a> ya da en yakın müzik markete gidip albümlerini alabilirsin.N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-12727848642365483852007-07-18T12:00:00.001+03:002008-05-10T10:28:55.280+03:00Bach Çello Süitleri - Bir Prelude için karşılaştırma!<a href="http://icking-music-archive.org/scores/bach/cello_suites/bwv1010.gif"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 425px; height: 507px; text-align: center;" alt="" src="http://icking-music-archive.org/scores/bach/cello_suites/bwv1010.gif" border="0" height="459" /></a><span style="font-size:85%;">[ Bu yazıyı okumadan önce (veya okuduktan sonra) isterseniz şu yazıya da bakın: </span><a href="http://neamusic.blogspot.com/2006/08/mkemmel-eyler-bachn-viyolensel.html"><span style="font-size:85%;">Mükemmel Şeyler: Bach'ın Viyolensel Süitleri</span></a><span style="font-size:85%;"> ]</span><br /><br /><strong><span style="font-size:130%;">Bach Çello Süitleri - Cello Suite No.4 in E flat major, BWV.1010 - Prelude için bir karşılaştırma</span></strong><br />.<br /><div></div><div>Bach'ın çello süitlerinin gelmiş geçmiş en mükemmel eserlerden biri olduğu çoğu kişi tarafından kabul edilmektedir. Ancak bu süitlerin birbirinden farklı birçok yorumu vardır. Hangi yorumcuyu seçmeliyiz? Hangisini dinlemeliyiz?<br />.<br />Cevap tabii ki şöyle olmalı: <em><strong>Hepsini dinlemenin ayrı bir tadı var, mümkünse hepsini dinlemeliyiz, karşılaştırmalıyız</strong></em>, bir kez daha dinleyip kafamızı iyice bulandırmalıyız.<br />.<br />Ben klasik müzikten pek anlamam ama bu çello süitlerinin yorumları meselesine yavaş yavaş kafayı takmaya başladım. Bu sebeple bahsi geçen süitlerin 10 değişik yorumunu toplayıp kendimce karşılaştırdım. Bir karara varmaya çalıştım.<br />.<br />Sizlerle, Bach'ın çello süitlerinden icrası en zor olanlarından biri olarak kabul edilen 4. no.'lu süitin Prelude'ü için yaptığım karşılaştırmayı paylaşmak istiyorum.<br />.<br /><strong><span style="font-size:130%;">1. Gün</span></strong><br />.<br />İlk önce basit bir karşılaştırma ile başlayalım. Aşağıda icracıların Prelude'ü icra sürelerine göre bir listesini görüyorsunuz.<br />.<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Nicolaus_Harnoncourt">Nikolaus Harnoncourt</a> 3:43<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Anner_Bylsma">Anner Bylsma</a> 3:53<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Paolo_Pandolfo">Paolo Pandolfo</a> 3:59<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pieter_Wispelwey">Pieter Wispelwey</a> 4:08<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pierre_Fournier">Pierre Fournier</a> 4:16<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pablo_Casals">Pablo Casals</a> 4:20<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Mstislav_Rostropovich">Mstislav Rostropovich</a> 4:25<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Yo-yo_Ma">Yo-Yo Ma</a> 5:24<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Paul_Tortelier">Paul Tortelier</a> 5:53<br /><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Mischa_Maisky">Mischa Maisky</a> 6:22<br />.<br />Gördüğünüz gibi Prelude'ü en yüksek tempoda icra eden kişi Nikolaus Harnoncourt. En düşük tempoda icra eden kişi ise Mischa Maisky. Her iki yorum da beni tatmin etmedi. Maisky her şeyi fazla fazla vurgulamış ama öte tarafta da eserin dinamiğini kaybetmiş, iniş ve çıkışları çekiştirip birbirine yakınlaştırmış (eseri pide gibi yaymış). Harnoncourt ise sanki bastığı notaları fazla önemsemeden geçip gidiyor. Dinlerken çaldığı şeyin daha tadını alamadan diğer ölçüye geçiyorsunuz. Dediğim gibi ben klasik müzikten fazla anlamam. Muhakkak ki, her iki yorumcunun da geçerli nedenleri vardır. Ama ben her iki yorumdan da memnun kalmadım. Yine de Maisky'i Harnoncourt'a tercih ederim.<br />.<br />Yüksek tempoda çalanlardan Blysma ve Wispelwey'i de Harnoncourt'a benzer nedenlerle eledim. Pandolfo ise aradan sıyrıldı. Bunlar arasındaki icra farkı gerçekten not etmeye değer. Anner Blysma, Hollanda'lı bir Bach uzmanı ve Bach'ın çello süitlerinin stilistik ve estetik analizini yaptığı bir kitabı var. Muhtemelen yorumu akademik olarak doğrudur. Bana göre Blysma çok mekanik çalıyor (bu ne demekse? robot gibi?). Wispelwey'in yorumu esasta güzel ama o çalarken sanki suit akmıyor gibi geldi bana. Pandolfo ise eseri çalarken kendinden çok şey katmış, zaten çelloyla değil viola da gamba ile çalmış (gerçi bunun daha doğru olduğunu söylüyormuş...). Pandolfo'nun yorumu tüm yorumlar içindeki en ilginç yorum. Şimdiye kadar ele aldığımız icracılar arasında seçim yapmak zorunda kalsam Pandolfo'yu seçerim.<br />.<br />Şimdi listedeki en zor kısma geliyoruz. Casal, hocaların hocası; Fournier, eleştirmenlerin favorisi; Rostropovich, saygı değer yorumcu; ve Yo-Yo Ma çellonun popüler çocuğu... Hangisini seçeceğiz? Casals'ın kötü çaldığını söyleyecek değilim. Ama kayıt kalitesi yüzünden elemek mümkün. Aslında, kayıttan mıdır, yoksa yorumdan mıdır bilemedim ama Casals'ın versiyonu bana biraz uzak geldi. Fournier, muhtemelen yorumcuların dediklerini bildiğim için bana pek güzel geliyor. Ama bunun bir kısmı yorumcuların suçu olsa gerek. Rostropovich'i de beğeniyorum gibi aslında. Tercih yapmak zorunda kalsam biraz daha tempolu çalan Fournier'i seçersem şaşırmam. Yo-Yo Ma'nın yorumunda Prelude'nin dinamikleri biraz eriyor gibiyse de kendisi beni şaşırtan ve etkileyen vurgular yapıyor. Yine de onun eserin ikinci yarısında duygu sömürüsü yaparcasına çaldığını düşünüyorum. Son olarak Tortelier'in tembel çalışına prim vermeyeceğimi söyleyebilirim.<br />.<br />Şimdi ,buraya kadar söylediklerimize göre şöyle bir sıralama yapabiliriz. (En sevdiğim yorumcudan en sevmediğime doğru):<br />.<br />1. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pierre_Fournier">Pierre Fournier</a> (1906 - 1986) 4:16<br />2. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Mstislav_Rostropovich">Mstislav Rostropovich</a> (1927 ~) 4:25<br />3. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Paolo_Pandolfo">Paolo Pandolfo</a> 3:59<br />4. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pablo_Casals">Pablo Casals</a> (1876 - 1973) 4:20<br />5. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Yo-yo_Ma">Yo-Yo Ma</a> (1955 ~) 5:24<br />6. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Pieter_Wispelwey">Pieter Wispelwey</a> (1962 ~) 4:08<br />7. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Anner_Bylsma">Anner Bylsma</a> (1934 ~) 3:53<br />8. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Paul_Tortelier">Paul Tortelier</a> (1914 - 1990) 5:53<br />9. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Mischa_Maisky">Mischa Maisky</a> (1948 ~) 6:22<br />10. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Nicolaus_Harnoncourt">Nikolaus Harnoncourt</a> (1929 ~) 3:43<br />.<br /><span style="font-size:130%;">2. Gün</span><br />.<br />Şimdi, Maisky yorumu çalıyor. Gayet de güzel. Neden son sıralara koydum, anlaşılır gibi değil...<br />.<br /><strong><span style="font-size:130%;">3. Gün</span></strong><br />.<br />Yorumları tekrar dinledim. Tamamen saçmalamışım. Bir defa Maisky'nin yorumu en üst sıralarda yer almayı kesinlikle hak ediyor. Son dinleyişimde en iyi yorumun ona ait olduğunu düşündüm. Şimdi bir daha dinliyorum.<br />.<br />Aslında yavaş yavaş gerçeklik duygumu da kaybetmeye başladım. Bunları arka arkaya dinlemek sürekli "Zonguldak" demek gibi bir şey, tekrarladıkça anlamsızlaşıyor.<br />.<br /><span style="font-size:130%;"><strong>4. Gün</strong></span><br />.<br />Eğer yorumları değil de yorumcuları sıralayacak olsak sanırım farklı bir liste ortaya çıkar. Bugün Pandolfo'nun en iyi yorumcu, Yo-Yo Ma'nın yorumunun ise en iyi yorum olduğuna karar verdim. Ancak elimdeki yorumların kayıt kaliteleri çok farklı, belki de Casals'ın yorumu daha iyi bir kayıtla hepsinin önüne geçecek. Ama tam olarak da bilemiyoruz...<br />.<br /><span style="font-size:130%;"><strong>5. Gün</strong></span><br />.<br />Bach'ın Çello süitleri gerçekten de o kadar güzel mi? Aslında ilk önce bunu düşünmek lazım. Bugün değerlendirmemi tekrar düşünmek için yorumları dinlemeye kalktım, başaramadım. Midem kaldırmadı...<br />.<br /><span style="font-size:130%;">6. Gün</span><br />.<br />İyi bir besteci eserinin tam olarak nasıl icra edilmesi gerektiğini açıkça ifade etmeli. Bir eserin birden çok ve birbirinden tamamıyla farklı yorumlara sahip olması oldukça saçma.<br />.<br /><span style="font-size:130%;"><strong>7. Gün</strong></span><br />.<br />Farklı yorumlar arasından seçim yapmak için daha güzel bir yol buldum: Yorumculardan birini tesadüfi olarak seçmek! Bu seçim sürecine göre en iyi yorumcu: Rostropovich.<br />.<br /><strong><span style="font-size:130%;">8. Gün</span></strong><br />.<br />Diğer CD'leri arkadaşlarıma hediye ettim. Artık sadece Rostropovich'in yorumlarını dinliyorum. Fournier'in yorumunu hediye ettiğim arkadaşım çok sevindi.<br />.<br /><strong><span style="font-size:130%;">9. Gün</span></strong><br />.<br />Bugün hiç Bach dinlemedim. Fournier CD'sini geri alsam mı diye düşünüyorum.<br />.<br /><strong><span style="font-size:130%;">10. Gün</span></strong><br />.<br />Sabah arkadaşlarımı ziyaret edip, verdiğim tüm CD'leri geri aldım. Yorumları bir kaç kez daha dinledim. Bence hepsini dinlemenin ayrı bir tadı var, mümkünse hepsini dinlemeliyiz, karşılaştırmalıyız, hatta gerekiyorsa bir kez daha dinlemeliyiz. Bu 10 yorumdan birini diğerine tercih etmeye gerek yok. Hepsini farklı birer eser olarak değerlendirmeli, bence. Fournier'in yorumunu tercih eden eleştirmenler halt etmiş...<br />.<br /><strong><span style="font-size:130%;">Son Söz</span></strong></div><div>.<br />Daha en başta "klasik müzikten anlamam" demiştim! Ancak, söz konusu olan Bach yorumları olunca çok bilmenin, klasik müzikten anlamanın da yorumculardan birini tercih etmenize yardım edebileceğini sanmıyorum. Bir defa süitlerin nasıl çalınması gerektiği tam olarak bir muamma: parmakların ve yayın nasıl kullanılacağı, ne kadar vibratonun uygun olduğu, tempo, tekrarların çalınıp çalınmayacağı vb. gibi meseleler çello üstadlarını yıllardır meşgul ediyor. Ayrıca, suitlerin çeşit çeşit transkripsiyonu var. Hangisi seçilecek? (Aşağıda birkaç faydalı makale var.) Benim anladığım Bach'ın çello suitleri konusunda, ne icracılar ne de dinleyiciler için, doğru veya yanlıştan söz etmek mümkün değil. Yine de siz siz olun tercihinizi anlaşılmaz bir biçimde gerekçelendirmeyi ihmal etmeyin! Modern dünyada bilinçsiz tüketiciye yer yokmuş, öyle diyorlar!</div><div>.</div><div></div><p><strong>Bazı kaynaklar:</strong><br /><a href="http://www.cello.org/Newsletter/Articles/jsbach.html">A Survey of Bach Suite Editions by Tim Janof</a> </p><p><a href="http://www.cello.org/Newsletter/Articles/angst.htm">INTERPRETATIONAL ANGST AND THE BACH CELLO SUITES by Tim Janof</a></p><p><a href="http://www.cello.org/Newsletter/Reviews/bach_frei.htm">REFLECTIONS ON THE NEW BARENREITER BACH by Sarah Freiberg</a> </p><p><a href="http://library.uncg.edu/depts/speccoll/cello/bachessay.html">Bach Six Suites for Unaccompanied Cello</a></p>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-91767271188369317142007-05-15T09:29:00.000+03:002007-05-15T09:48:37.409+03:00Bebo & Cigala<a href="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/RklUpJXa5xI/AAAAAAAAACs/fkXYmdFwszY/s1600-h/bebocigala.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5064672321820354322" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/RklUpJXa5xI/AAAAAAAAACs/fkXYmdFwszY/s400/bebocigala.jpg" border="0" /></a><em><strong>Lágrimas negras</strong><br />Bebo Valdés & Diego El Cigala</em><br /><br />Geç keşfettim bu adamları. Fazla söze gerek yok. Eğer hem flamenkodan hem de küba müziğinden hoşlanıyorsanız bu albümü dinlemelisiniz. Mükemmel bir albüm.N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-43072910753803094032007-04-26T10:48:00.000+03:002007-04-27T13:37:02.115+03:00Nekropsi - 10 Yılda Bir Çıkar! Sayı 2<a href="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/RjBZfZXa5sI/AAAAAAAAACE/fafipAb9aY4/s1600-h/nekropsi.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057640777457002178" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_vuCEFalie4c/RjBZfZXa5sI/AAAAAAAAACE/fafipAb9aY4/s400/nekropsi.jpg" border="0" /></a><br /><div>Roxy müzik yarışmasında 1996'da en iyi avant-garde grubu seçilen Nekropsi, ilk albümü Mi Kubbesi'nden 10 yıl sonra yeni bir albümle bizleri sevindirdi.</div><br /><div></div><br /><div>Albümü iki gün önce alabildim. Arabada bir kaç kez, evde de iki kez dinledim. Çok beğendim. Gerçi eskiden yaptıkları işlere pek benzemiyor bu albüm ama eski Nekropsi'yi sevenlerin bu albümü de seveceklerinden eminim. Eğer Nekropsi'yi hiç duymadıysanız, Replikas'ı beğenenler bu albümü de beğenecektir, diyebiliriz...</div><br /><div></div><br /><div>Nekropsi'yi sevin, sayın, albümlerini alın. Onlar Türkiye'nin en özgün, güzel ve nadide rock gruplarından biridir.</div><br /><div><a href="http://www.nekropsi.com/">http://www.nekropsi.com/</a></div><br /><div></div><br /><div><em><strong>Kişisel not:</strong></em></div><br /><div>Biz de Nurses Care olarak Nekropsi ile birkaç kez sahne paylaşmıştık. 1997 Roxy'de birinci olduğumuz akşam da güzel bir konser vermişlerdi... Güzel günlerdi. </div><br /><div></div><br /><div>O dönemde -- 90'ların ortaları/sonları diyelim -- rock müzikle ilgilenen hemen herkes Nekropsi'yi bilirdi, severdi. Şimdiki rockçı gençler (yaşlandık netekim) Nekropsi'yi bilmiyor olabilirler. Ama eğer Türk rock müziği ile gerçekten ilgileniyorlarsa, ilk önce Mi Kubbesi'ni bir edinsinler. Sonra da eğer hala haberleri yoksa Replikas'ın albümlerini satın alsınlar. (Ek olarak, bizim şarkıları Nurses Care blog'undan indirebilirsiniz.) Bu iki grubu dinlediğinizde göreceksiniz ki, bunlar (ve belki bir de bizim gibi ortadan kaybolan Cultus) bugün popüler olan Türk rock grublarından çok farklı işler yapmışlar ve yapıyorlar.</div><br /><div></div><br /><div>Nekropsi'nin ortaya çıktığı zamanlarda müzik piyasası bugünkü gibi gelişmiş değildi. O zamanlar albüm çıkarmak bugünkü kadar kolay değildi. O zamanlar, Özlem Tekin ve Şebnem Ferah, Volvox diye bir gruptaydı ve "gates of hell" çalıyorlardı. Bugün birçok güzel albümde imzası bulunan Tarkan Gözübüyük Pentagram'da bas çalıyordu. Kesmeşeker vardı, Whisky vardı, Darkphase vardı, Cenotaph vardı... Bütün bu olup biten arasında gerçekten parlayan belki de tek grup Nekropsi'ydi. Maslak'ta soundchecke başladıklarında duymuştum ilk defa, o gün bu gündür severim kendilerini. </div><br /><div></div><br /><div>Kısaca:</div><br /><div>Sevgili Nekropsi,</div><br /><div>Ellerinize sağlık...</div><br /><p> </p><p>---</p><p>Ek: Nekropsi'nin Speed Lessons Part I demosunun kapağı:<br /></p><a href="http://bp3.blogger.com/_vuCEFalie4c/RjHR2pXa5tI/AAAAAAAAACM/qdC0xqlHX7g/s1600-h/kapak_web.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5058054593261004498" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_vuCEFalie4c/RjHR2pXa5tI/AAAAAAAAACM/qdC0xqlHX7g/s320/kapak_web.jpg" border="0" /></a>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-39588825186684537672007-03-20T13:30:00.000+02:002007-03-23T11:03:32.289+02:00Amparanoia<div align="left">Havaların ısınmasına alışamıyorsanız kendinize bir iyilik yapın ve hemen <strong>Amparanoia </strong>albümlerini edinmeye başlayın. Bütün yaz neş'eyle dinleyeceksiniz. Benden söylemesi...</div><div align="center"></div><div align="left">Projenin lideri <strong>Amparo Sanchez</strong> müzik çevrelerinde dişi <strong>Manu Chao</strong> olarak anılıyor. (<a href="http://www.amparanoia.com/" target="_blank">http://www.amparanoia.com/</a>)<br /><br /></div><a href="http://bp3.blogger.com/_vuCEFalie4c/Rf_NdI3uInI/AAAAAAAAABc/U9kN9Q0c8oM/s1600-h/amparanoia.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5043976008159339122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" height="207" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_vuCEFalie4c/Rf_NdI3uInI/AAAAAAAAABc/U9kN9Q0c8oM/s400/amparanoia.JPG" width="316" border="0" /> <p align="left"></a>[Not: Biraz dinledikten sonra o kadar da güzel olmadığına karar verdim. Yonca'nın dediği gibi biraz sıradan ve Manu Chao gibi değil. Ama ben yine de bunu şöyle güneşin en tepede olduğu bir anda, deniz kenarında, serin bir içecek eşliğinde dinlemek gerektiğini düşünüyorum. Bu albümlerle ilgili duruşma Ağustos ayına ertelenmiştir. Hele bir çıldırtan sıcaklar gelsin tekrar yazacağım.]</p>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-21281953819874411652007-03-20T13:26:00.000+02:002007-03-20T13:27:44.159+02:00Dünya MüziğiGüzel bir dünya müziği sitesi: <a href="http://calabashmusic.com/">http://calabashmusic.com/</a>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-15846297591320386892007-03-06T11:41:00.000+02:002007-03-06T13:59:06.460+02:00Katibim<a href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/Re03oiE5pkI/AAAAAAAAABI/WiVUQhQCcOY/s1600-h/timsparks.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5038744727579108930" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/Re03oiE5pkI/AAAAAAAAABI/WiVUQhQCcOY/s400/timsparks.jpg" border="0" /></a>Odama geldim, dersi hazırlarken şöyle sakin ama güzel bir şeyler dinleyeyim dedim. Tozlar içindeki CD çantasının üzerindeki tozları üfleyip, fermuarını açtım. Neredeyse bir yıldır hiç dinlemediğim CD'ler çıktı meydana. Agresif ve deneysel CD'lerle dolu bu çantada meğerse <em><strong>Tim Sparks</strong></em>'ın <strong><em>Tanz</em> </strong>adlı duru ve sakin albümü de varmış. Çıkardım, CD oynatıcıma koydum. Yahudi asıllı ama bizlere çok aşina melodilerle dolu bir gitar eşliğinde hafif bir perküsyonla başladı Tim Sparks. "Tamamdır, işte istediğim CD budur" dedim. CD çantasını kaldırdım ve çalışmaya koyuldum. Ancak 6. esere gelince durdum. Bildiğimiz "Katibim" var ya hani, şu "Üsküdar'a gider iken" diye başlayan, işte o başladı. (Şimdi tekrar dinliyorum.) Daha önce dinlediğimde de kültürlerin ortak öğeleri, ortak geçmişleri konusunda bir yığın şey düşünmüştüm. Şimdi yine durdum, "ne hale geldik!" diye düşündüm. Herkes birbirine düşman. Kimse ortak geçmişini hatırlamıyor. Bugün birbirinden uzakmış gibi görünen kültürlerin bu şarkıyı ve diğer birçok başka şeyi nasıl paylaşmış oldukları akla bile gelmiyor... <p>Her neyse, bu konuda biraz daha bilgilenmek için Google'a gittim, sordum "bu şarkı kimin?" diye. Öğrendim ki bu şarkı herkesinmiş.</p><p>Katibim, Bulgarlarınmış, Sırplarınmış, Yunanlılarınmış, Bosnalılarınmış, Makedonlarınmış, Arnavutlarınmış, Romanlarınmış, Türklerinmiş ve Tim Sparks'ın yorumundan anladığımız kadarıyla Yahudilerinmiş. Herkes bu şarkıyı kendi dilinde söylüyor, kimse bu şarkının başka kültürlere de ait olduğunu bilmiyormuş ve herkescikler yanılıyormuş... </p><p>Birisi benden önce Katibim'in kime ait olduğunu merak etmiş ve yollara düşmüş, hatta bir de belgesel çekmiş bu konuda. <a href="http://www.imdb.com/name/nm0961532/">Adela Peeva</a>'nın <a href="http://www.imdb.com/title/tt0387926/" name="director2000">Chia e tazi pesen?</a> (Bu şarkı kimin?) adlı belgeseli Katibim'in peşinden koşuyormuş, şarkının kime ait olduğunu bulmaya çalışıyormuş. İşin güzel tarafı buluyormuş da, dediğim gibi şarkı herkese aitmiş...</p><p>Ne güzel öyle değil mi? Bir şarkıyı bizim diye sahiplenmek yerine hepimizin şarkısı olduğunu bilmek, bizi bugün ne ayırırsa ayırsın aslında benzer olduğumuza dair bir gösterge bulmak ne güzel... Rakı bizim, yoğurt bizim, dolma bizim demek yerine bunlar ortak kültürümüzün ürünleri diyebilmek ne güzel... Birbirimizin kafasını kırmak yerine birlikte Katibim söyleyip, rakı içmek, uzo içmek ne güzel... </p><p>Ama bakıyorum da etrafıma bunun güzel bir şey olduğunu görenlerin sayısı çok az. İlla ki "rakı bizim, Katibim bizim, dolma bizim..." demek istiyorlar. Herkese ait olanı paylaşamadıkları için kavga ediyorlar... Paylaşmak ne kadar güzelse, işte bu da o kadar çirkin.</p>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-53266521108559955942007-01-11T11:02:00.000+02:002007-01-11T11:10:09.875+02:00Geçen Yıl Ne Dinlemişim?LastFM istatistiklerine göre geçen yıl dizüstü bilgisayarımda en çok dinlediğim sanatçılar aşağıdaki gibiymiş. (Tabii bu istatistikler CD çalar aracılığı ile dinlediğim müzikleri içermiyor...)<br /><br />1 <a href="http://www.last.fm/music/Illinois+Jacquet" target="_blank">Illinois Jacquet</a> 262 defa<br />2 <a href="http://www.last.fm/music/Miles+Davis" target="_blank">Miles Davis</a> 231 defa<br />3 <a href="http://www.last.fm/music/peeping+tom" target="_blank">peeping tom</a> 229 defa<br />4 <a href="http://www.last.fm/music/Ben+Harper" target="_blank">Ben Harper</a> 214 defa<br />5 <a href="http://www.last.fm/music/Anouar+Brahem" target="_blank">Anouar Brahem</a> 194 defa<br />6 <a href="http://www.last.fm/music/Red+Hot+Chili+Peppers" target="_blank">Red Hot Chili Peppers</a> 157 defa<br />7 <a href="http://www.last.fm/music/Mstislav+Rostropovitch" target="_blank">Mstislav Rostropovitch</a> 154 defa<br />8 <a href="http://www.last.fm/music/The+Mars+Volta" target="_blank">The Mars Volta</a> 145 defa<br />9 <a href="http://www.last.fm/music/Audioslave" target="_blank">Audioslave</a> 108 defa<br />10 <a href="http://www.last.fm/music/Los+Cubano+Postizos%2FMarc+Ribot" target="_blank">Los Cubano Postizos/Marc Ribot</a> 87 defa<br />11 <a href="http://www.last.fm/music/Lila+Downs" target="_blank">Lila Downs</a> 86 defa<br />12 <a href="http://www.last.fm/music/Charlie+Parker+%26+Miles+Davis" target="_blank">Charlie Parker & Miles Davis</a> 85 defa<br />13 <a href="http://www.last.fm/music/Daniel+Melingo" target="_blank">Daniel Melingo</a> 84 defa<br />14 <a href="http://www.last.fm/music/Godsmack" target="_blank">Godsmack</a> 74 defa<br />14 <a href="http://www.last.fm/music/Medeski+Scofield+Martin+%26+Wood" target="_blank">Medeski Scofield Martin & Wood</a> 74 defa<br />16 <a href="http://www.last.fm/music/Celibidache" target="_blank">Celibidache</a> 70 defa<br />17 <a href="http://www.last.fm/music/Joe+Satriani" target="_blank">Joe Satriani</a> 68 defa<br />17 <a href="http://www.last.fm/music/Yuka+Honda" target="_blank">Yuka Honda</a> 68 defa<br />19 <a href="http://www.last.fm/music/Charles+Mingus" target="_blank">Charles Mingus</a> 67 defa<br />20 <a href="http://www.last.fm/music/Nils+Petter+Molvær" target="_blank">Nils Petter Molvær</a> 64 defaN. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.comtag:blogger.com,1999:blog-19659684.post-19036857974928181822006-12-19T10:31:00.000+02:002006-12-19T12:06:13.696+02:00Köprüler: İki Dünya - Gürol Ağırbaş<a href="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/RYekHFHBWFI/AAAAAAAAAA0/vCM9UrEBP0k/s1600-h/kopruler1.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5010153552010631250" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_vuCEFalie4c/RYekHFHBWFI/AAAAAAAAAA0/vCM9UrEBP0k/s400/kopruler1.jpg" border="0" /></a><br /><div>Bir dünyamız vardı onu da <em>Köprüler</em> iki dünya etti, neşemize neşe kattı. Bu bağlamda, Gürol Ağırbaş'a düzenlemeleri için teşekkür ediyorum hemen.</div><div></div><div>Peki ama dünyamızı ikileyen neydi?</div><div></div><div>Önce, biraz kişsel bilgi vereyim. Ben, herhangi bir batı eserini ıslıkla çalmaya kalkarsam muhakkak ki ona bir doğu tınısı katarım, arabeskleştiririm. Yonca da buna güler. Aslında ıslık çalmayı fazla beceremediğim için icra sırasında batı notalarının arasındaki oynak bölgede geziyor olabilirim, ama batı eserlerine uygun gördüğüm ritmlere bakılırsa içimde bir de Balık Ayhan yaşadığını kolaylıkla söyleyebiliriz. Misal, Mussorgsky'den Pictures at an Exhibition çalıyorum (attım), veyahut Paganini'nin kaprislerini mırıldanıyorum (ki her sabah muhakkak yaparım!), illa ki kafamda arkada darbukalar çalar, ud taksim geçer, kanun cıırrttt cıırrrtt cıırrrtt teller üzerinde dolaşır. Ben de sanki en doğal olanı buymuş gibi alırım batının kemanlarını, Ebru Gündeş'in arkasında çalan kemanlara çeviriveririm (abarttım)... Her neyse, işte, dün akşam, <em>Köprüler: İki Dünya </em>albümünü dinleyince yalnız olmadığımı anladık. Gürol Ağırbaş da (muhtemelen) içindeki 'ben'e yenilmiş ve oturmuş, Vivaldi'den Dört Mevsimi, Brahms'dan Macar Dansları'nı, Carl Orff'tan Carmina Burana'yı, Albinoni'den Adagio'yu, Rodrigo'dan Aranjuez'i, Bizet'ten Carmen'i, Ravel'den Bolero'yu, Mozart'tan Eine Kleine Nachtmusic'i ve son olarak da Dvorak'tan From the New World'ü Turk örf ve adetlerine göre yorumlamış. Kendisine Erkan Oğur ve Okay Temiz gibi müzisyenler de eşlik etmiş.</div><div></div><div>Biz dinlerken çok eğlendik. Albüm neşemize neşe kattı. Belki sizi de eğlendirir. Ama, Brahms ile Orhan Gencebay arasında kalıp da Ankaralı Turgut'a meylederseniz karışmayız... </div>N. Emrah AYDINONAThttp://www.blogger.com/profile/05570122064995452090noreply@blogger.com